07-05-2008, 06:21 PM
|
#1 (permalink)
|
|
Moderator
uyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Geç uyumanın yasak olduğu yede
Mesajlar: 92
Ruh Hali:
Edilen Teşekkürler: 34
31 Kez teşekkür edilmiş 19 mesajda
|
İspanya İç Savaşı
 
Değerli ziyaretçi, üye olman durumunda konuları reklamsız görüntüleyebileceksin.Reklamdan kurtulmak için hemen üye ol
İspanya İç Savaşı
II. Dünya Savaşı önceleyen İspanya iç savaşında, işçi sınıfı, yoksul köylülük ve onların enternasyonal destekçileri faşizme geçit vermemeye çalıştılar. Ancak Sosyal Demokrat, Stalinist ve Anarşist önderliklerin siyaseten gerçek yüzlerini gösterdikleri bu önemli tarihsel dönemeçte de işçi sınıfı yenildi. Yenilgiye yol açan temel neden yine işçi sınıfının devrimci önderlik krizi oldu.
Alman işçi sınıfını yenilgiye sürükleyen sol maceracı politikaların ardından Komintern, yine SSCBdeki bürokratik diktatörlüğün ihtiyaçları temelinde, Komünist Partilerin işçi sınıfı devrimi perspektifini bir yana bırakıp ilerici burjuva hükümetlere katılımını öngören Halk Cephesi stratejisini uygulattı. II. Dünya Savaşı öncesinde, işçi sınıfı partilerinin yükselen faşizm dalgasına ve emperyalist savaş tehdidine karşı geliştirebildiği en yaygın politik çizgi 1934-39 arasındaki Halk Cepheleriydi. Birleşik cephe arayışları Ocak 1933de Hitlerin başbakanlığa gelmesi ile başladı. Ancak Halk Cephesi politikası belli bir süre hükümet de olduğu Fransa da dahil olmak üzere her yerde iflas etti.
Şubat 1936da düzenlenen seçimlerde burjuva cumhuriyetçileri, Sosyalist ve Komünist partilerden oluşan Halk Cephesi İspanyada da iktidara geldi. Anarşistler seçimlerde Halk Cephesini desteklediler. Öyle güçlü bir politik rüzgâr esiyordu ki, Halk Cephesinin karşı-devrimci yanlarını sürekli sergileyen POUM (Birleşik Marksist İşçi Partisi) bile Halk Cephesine eleştirel destek vererek onun seçim bildirgesine imza attı. Halk Cephesi iktidarına karşı Franco 17 Temmuz 1936da Fasta faşist ayaklanma başlattı. Kapitalistler ayaklanmayı desteklediler. Halk Cephesi hükümetinin başkanı Azananın ilk tepkisi uzlaşma olanaklarını aramak oldu. İşçilere silah dağıtanların kurşuna dizileceğini ilan etti. İşçilerse tam bir ayaklanma ruhu içindeydiler. Şehirlerde gerçek güç işçi örgütlerinin ellerinde toplanmaya başlamıştı. Barcelonada silah dağıtılmayınca POUM ve CNT askeri garnizonları basarak silahlandı.
Bu arada Stalinistler de burjuvazi ile ittifaklarına haklı bir dayanak oluşturmak için Francoyu feodal gericiliğin temsilcisi olarak göstermeye çalışıyorlardı. Oysa kapitalistler Franconun yanındaydı. İşçiler ise sahiplerince terk edilen fabrikalara el koyarak kendi denetimlerinde üretimi sürdürüyorlardı. Polisin yerini ise işçi muhafızlar almıştı. Köylüler toprakları işgal ediyorlardı. İspanyada ikili bir iktidar durumu yaşanıyordu. Bir yanda fabrika komiteleri, milis birlikleri ve köylü konseyleri diğer yanda da Komünist Parti ve Sosyalist Partinin desteklediği Azana hükümeti.
Halk Cephesi ise, burjuva müttefiklerini ve Fransa, İngiltere ve ABDdeki demokratik hükümetleri ürkütmemek için devrime karşı çıkıyor, reformlarla yetinmeyi telkin ediyordu. Gerçekte burjuvazi çoktan safını belirlemişti. İngiltere, Fransa ve ABDnin demokratik hükümetleri el altından, Hitler ve Mussolini ise açıkça İspanyol faşistlerini desteklerken Fransız Halk Cephesinin lideri sosyalist Leon Blum müdahale etmeme politikasını izliyor, cumhuriyetçi yönetime silah satmaktan kaçınıyordu.
Devrim işçilerin ve yoksul köylülerin mücadelesinin güçlü yükselişine rağmen etkili bir Bolşevik partinin olmadığı koşullarda ilerleyemedi. POUM ve CNT işçilerin ve köylülerin iktidar organlarını merkezileştirmeye çabalayacaklarına, korku ve panik içerisinde Halk Cephesine destek verdiler. Stalin ise Nazilere karşı demokratik burjuva devletleriyle kurduğu ittifakı bozmamak için devrimin karşısına geçti. Kominternin bütün gücünü Halk Cephesinin arkasına yığdı. Böylece işçi ve köylülerin özyönetim organları dağıtılarak iktidar burjuva demokrasisi uğruna burjuvaziye terk edildi. Sınıfın bağımsız gücü ezildikçe hükümet sağa kaydı.
SSCB silah yolladıkça ve Uluslararası Tugaylar ülkeye girdikçe Komünist Partinin İspanyadaki etkinliği arttı ve güçlenen Komünist Parti (KP) işçi sınıfının diğer örgütlerine saldırdı. KP dışardan gelen silahları Anarşistlere ve POUMa dağıtmayı reddetti ve silahsız yığınların Aragonda faşistler tarafından kıyıma uğratılmasına neden oldu. 1937 Mayısında Barselonada Anarşistlere saldıran KP, faşizmin kılıcı tepelerinde sallanırken işçilerin birbirleriyle çatışmasına sebep oldu. Hükümet Anarşist ve POUM liderlerini tutukladı, birçoğunu öldürdü. Bütün bu gelişmelerin etkisiyle devrim gücünü kaybettikçe iç savaşta dengeler faşistlerin lehine döndü.
Uluslararası alanda önce Hitler karşıtı demokratik hükümetler sonra da Stalin, faşist Almanya ile anlaşmalar imzaladılar. Uluslararası Tugaylar İspanyayı terk etmeye başladılar. 29 Ocak 1939da faşistler Barselonayı aldılar. Martta Madrid ve Valencia teslim oldu. Böylece II. Dünya Savaşının provasının yapıldığı bir iç savaşta, işçi sınıfı, Stalinist ve diğer reformist önderlikler eliyle hazırlanan koşullarda dünya işçi sınıfının kaderini de belirleyecek bir yenilgiye uğramış oldu.
__________________
İnsandaki merak varya bu merak...
işte sırf merak hayatta kalmayı sağlıyor
ne inanç ne de korku
sadece yarına olan merak...
|
|
|