E-YARAT

Geri git   E-YARAT > E-KİTAP > KİTAPLARA DAİR

KİTAPLARA DAİR Kitap özetleri, eleştirileri, yorumları

Cevapla
 
LinkBack Secenekler Stil
Alt 06-04-2008, 08:48 PM   #1 (permalink)
Moderator
 
marcos - ait Kullanici Resmi (Avatar)

 
uyelik tarihi: Jun 2008
Nerden: Geç uyumanın yasak olduğu yede
Mesajlar: 92
Ruh Hali:
Edilen Teşekkürler: 35
31 Kez teşekkür edilmiş 19 mesajda
marcos Bebek Adımları ile ilerliyor
Standart Tülsüyü Sevmek 1

 
Değerli ziyaretçi, üye olman durumunda konuları reklamsız görüntüleyebileceksin.Reklamdan kurtulmak için hemen üye ol



"seni seviyorum tülsü"

.....yazılı telgrafımı alınca bu da ne demek oluyor,tülsü de kim oluyor diye şaşırmış olmalısın.
aklı başında bir insanın yazacağı bir şey değildi doğrusu ;
ama o telgrafı çekerken tam olarak aklımın başında olduğunu söyleyemem,
o gün bir uyur gezer gibiydim;istencim dışında o telgrafı çektim sana...
yabancısı olduğum dünyanın bu sayılı kalabalık kentinde bir haftadan beri ilk o gece bir başıma kalmıştım.
yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha da katmerleniyor. yalnızlıktan içinde bulunduğum hava sanki
yoğunlaşıp ağdalandı ve ben bu ağda içinde zorlukla kımıldıyorum. bu ruh hali içinde bilincimi içkide yitirip ,
kendimi unutmaktan başka umarım yoktu. kaldığım otel dolaylarındaki pahalı restorantlara gazinolara gitmek istemedim.
çünkü kolalı insanlar kolalı masa örtüleri, kolalı konuşmalar değil; buruşuk insanlar, buruşuk masa örtüleri, buruşuk
konuşmalar arasında salt kendimle baş başa kalmak istiyordum.
yan sokaklara daldım çıktım, öyle ki bir zaman sonra o büyük kentin içinde kendimi kaybettim .
yabancısı olduğum büyük kentlerde kendimi kalabalığın akışına bırakıp yitirmeyi seviyorum.
nasil olsa bir taksiye binip otele dönebilirim...
gönlümce bir kaç içkili yer buldum.
kiminin kapısından girip, kiminin dumanlı pencere camından baktım.
tek başıma kalabileceğim, bos masası olan bir yer buldum.
bir tek masa kalmıştı boş, vestiyer yolu üzerinde olduğundan boş kalmış olacaktı!
hoşuma gitti. konuşmaların uğultusunda bile alkol kokusu vardı. yabancılığımı yüzüme çarpan hiç bir şey yoktu.
hizmet eden üç kadın vardı, bunlardan akdeniz esmerliğindeki kadın masama gelip istediğimi sordu,
karışık peynirle salata, beyaz şarap istedim. istediklerimi getiren kadın küçük cam vazo içinde
bir tek kırmızı karanfil getirme inceliğini de gösterdi.
teşekkür ettim...
o tek karanfil, göz için olan o irilerden değil ama yanık kokusu olan küçük karanfillerdendi. bütün kokusunu
içime çekip, bitirmek ister gibi kokladım. içiyor, yavaş yavaş kendime geliyordum...
yüzüm kapıya dönüktü, kapının açıldığını görmemiştim ama kapının girişinde duran o adamı görmüştüm.
benim yaşımda birisi idi; öylece dikilmiş oturacağı boş masa arıyordu bakışlarıyla. gözüne
beni kestirmiş olacak ki yanıma geldi müsaade ederseniz bende oturabilirmiyim?... dedi.
isteksizce elbette buyrun dedim.
yalnızlığımı bölüşmek istemiyordum; hele böyle biri ile. canım sıkılmıştı, teşekkür edip oturdu karşıma.
o akdeniz esmeri kadından tıpkı benim gibi karışık peynirli salata ve beyaz şarap istedi.
benim yaptığım gibi tek karanfili derin derin kokladıktan sonra
--ben bu küçük kokulu karanfilleri o gösterişlilerinden daha çok severim. her kendini beğenmiş gibi
gösterişli biçimleri vardır ama kokuları yoktur oysa bunlar her alçak gönüllü gibi kendi çığırtkanlığını yapmaz
nasıl da kokar yanık yanık... (!!!)
doldurduğu şarap bardağını kaldırıp "şerefe" dedi. bardağımı onunki ile tokuşturup bende "şerefe" dedim.
artık söyleşi açılmış oldu...
bu kentin yabancısı olduğunu bir haftadan beri burada kaldığını söyledi. bende öyle dedim.
bu kez incelik olsun diye ben sözü açma gereği duyarak ne iş yaptığını sordum.
--tülsüyü seviyorum dedi.
sorumu yanlış anlamış olmalıydı. işinizi sordum dedim.
--ben de söyledim. benim işim tülsü'yü sevmek.
şaşırdığımı anlayınca açıklamak gereği duydu.
--dünyada sevmekten önemli iş olur mu? bugüne dek hep tülsü'yü sevdim ölene dekde seveceğim .
en büyük mutluluk insanın sevdiği işi yapmasıdır. oysa insanların çoğunluğu neredeyse sevmediği işi yapıyorlar.
ne iş yaptığını sorarken ne işle geçindiğini öğrenmek istemiştim.
işini sevme ne demektir diye sorup kendisi yanıtladı:
--her günün 24 saati hatta uykuda bile sevdiğin şeyi düşünmek.
şaraplarımızı tüketmiştik, bir şişe daha getirttik. o yaşta adamın sevgilisi kimbilir nasıl bir şeydir diye düşündüm
yaşınızı sorabilirmiyim?... dedim.
--benim yaşımda birinin sevmeyi yaşamının tek işi saymasını sizde yadırgıyorsunuz .
yetmiş yaşındayım. aynı yaştayız demek ki dedim.
--elbette tülsü'yü merak ediyorsunuz değil mi? herkes merak ediyor çünkü 70 yaşındaki adamın sevgilisi
kimbilir nasıl bir şeydir?...
yaşamınızı adadığınız bu kadını merak ediyorum doğrusu.
bardaklarımızı yine tokuşturup şerefe dedik.
--tülsüyü görüşüm gerçekle düş arası bir olay. çünkü tülsü'yü ilk görüşümü babamın söylediklerinden
anımsayabiliyorum. babamla bir arkadaşının dükkanında oturuyorduk. bozuk kaldırımlı bir yokuştaydı
dükkan önümüzden bir kız geçti yada geçmiş. uzun saçlı 14-15 yaşında bir kızmış.
ben birden irkilip bu kızla evleneceğim dedim yada demişim. babam bu olay o kadar çok yineledi ki onun
anlatmalarından olay gözümde sonradan gerçeklesti kızda somut bir varlık oldu. babam anlata anlata
anımsamadığım bu olayı yaşamış gibi oldum. işte tülsü o zaman gördüğüm kızdır.
öyleyse sekseninin aşmış olmalı dedim.
--neden diye sordu.
--siz 4 - 5 yaşındayken o 15 inde olduğuna göre dedim.
--tülsü yaşlanmıyor ki dedi.
--sonra onu gördünüz demek ki dedim...
--hep onu arayıp durdum benim niçin burada olduğumu sanıyorsunuz? dünyanın bilmediğim bir kentinde ,
bilmediğim bir adreste yaşayan beni bekleyen bilmediğim bir kadındır tülsü; o'nu bulacağıma inanıyorum ve
bu yüzden bütün dünyayı dolaşıp duruyorum dedi.
--ilk gördüğünüzden bu yana bir daha hiç görmediniz mi? dedim.
--gördüm dedi. ben o zaman 30 yaşlarındaydım yine onu aramak için büyük bir başkentteydim. metro
merdivenlerinden iniyordum ki gördüm onu yanımdan yukarı çıkmaktaydı. ancak 20 yaşında vardı.
__________________
İnsandaki merak varya bu merak...
işte sırf merak hayatta kalmayı sağlıyor
ne inanç ne de korku
sadece yarına olan merak...
marcos isimli uye simdilik offline konumundadir   Alinti ile Cevapla
Bu kullanıcı(lar) teşekkürler marcos diyor faydalı paylaşımdan ötürü:
Damla (08-09-2008)
Cevapla


Secenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif degil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif degil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif degil dir.
Kendi Mesajinizi degistirme yetkiniz aktif degil dir.

[IMG] Kodlari Acik
HTML-KodlariKapali
Trackbacks are Acik
Pingbacks are Acik
Refbacks are Acik





Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
vBSEO 3.0.1 by SAKKAN vBulletin sistem versiyonu: 3.6.8
Türkçe Düzenlemesi CAGLAR tarafindan yapılmıştır.
E-yarat.org: E-kitap sanat yarat full oyun full program elektronik ilginç sohbet arkadaslik bedava indir siir ask E-yarat.org: E-kitap sanat yarat full oyun full program elektronik ilginç sohbet arkadaslik bedava indir siir ask